Kuran oku
Arapça metin, çeviri ve her ayet için tilavet.
النَّبَإِ
An-Naba · Cüz 30 · Sayfa 582
Hemze-i vasl
Med (normal)
Med (vacip)
Med (caiz)
Kalkale
Gunne
Idgam
Okunmayan harf
◆
النَّبَإِ
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
◆
١
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ١
Neyi soruşturuyorlar?
٢
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ٢
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?
٣
ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ٣
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?
٤
كَلَّا سَيَعْلَمُونَ٤
Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir.
٥
ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ٥
Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir.
٦
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَـٰدًا٦
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?
٧
وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًا٧
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?
٨
وَخَلَقْنَـٰكُمْ أَزْوَٲجًا٨
Sizi çift çift yarattık;
٩
وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًا٩
Uykunuzu dinlenme vakti kıldık;
١٠
وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًا١٠
Geceyi bir örtü yaptık;
١١
وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًا١١
Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık;
١٢
وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًا شِدَادًا١٢
Üstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik;
١٣
وَجَعَلْنَا سِرَاجًا وَهَّاجًا١٣
Parlak ışık veren güneşi varettik;
١٤
وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٲتِ مَآءً ثَجَّاجًا١٤
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
١٥
لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّا وَنَبَاتًا١٥
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
١٦
وَجَنَّـٰتٍ أَلْفَافًا١٦
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.
١٧
إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَـٰتًا١٧
Doğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir.
١٨
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًا١٨
Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz.
١٩
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٲبًا١٩
Gökler kapı kapı açılacaktır.
٢٠
وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا٢٠
Dağlar yürütülüp serap olacaktır.
٢١
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًا٢١
Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.
٢٢
لِّلطَّـٰغِينَ مَـَٔـابًا٢٢
Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.
٢٣
لَّـٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًا٢٣
Orada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır.
٢٤
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًا٢٤
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
٢٥
إِلَّا حَمِيمًا وَغَسَّاقًا٢٥
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
٢٦
جَزَآءً وِفَاقًا٢٦
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....
٢٧
إِنَّهُمْ كَانُواْ لَا يَرْجُونَ حِسَابًا٢٧
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.
٢٨
وَكَذَّبُواْ بِـَٔـايَـٰتِنَا كِذَّابًا٢٨
Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı.
٢٩
وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَـٰهُ كِتَـٰبًا٢٩
Biz de herşeyi yazıp saymışızdır.
٣٠
فَذُوقُواْ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا٣٠
Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız."
Sayfa 582 · ٥٨٢