Kuran oku
Arapça metin, çeviri ve her ayet için tilavet.
المُزَّمِّلِ
Al-Muzzammil · Cüz 29 · Sayfa 575
Hemze-i vasl
Med (normal)
Med (vacip)
Med (caiz)
Kalkale
Gunne
Idgam
Okunmayan harf
٢٠
۞ إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَىٰ مِن ثُلُثَىِ ٱلَّيْلِ وَنِصْفَهُۥ وَثُلُثَهُۥ وَطَآئِفَةٌ مِّنَ ٱلَّذِينَ مَعَكَۚ وَٱللَّهُ يُقَدِّرُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَۚ عَلِمَ أَن لَّن تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْۖ فَٱقْرَءُواْ مَا تَيَسَّرَ مِنَ ٱلْقُرْءَانِۚ عَلِمَ أَن سَيَكُونُ مِنكُم مَّرْضَىٰۙ وَءَاخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِى ٱلْأَرْضِ يَبْتَغُونَ مِن فَضْلِ ٱللَّهِۙ وَءَاخَرُونَ يُقَـٰتِلُونَ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِۖ فَٱقْرَءُواْ مَا تَيَسَّرَ مِنْهُۚ وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٲةَ وَءَاتُواْ ٱلزَّكَوٲةَ وَأَقْرِضُواْ ٱللَّهَ قَرْضًا حَسَنًاۚ وَمَا تُقَدِّمُواْ لِأَنفُسِكُم مِّنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِندَ ٱللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًاۚ وَٱسْتَغْفِرُواْ ٱللَّهَۖ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمُۢ٢٠
Şüphesiz Rabbin, senin ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun gecenin üçte ikisinden biraz az, yarısı ve üçte biri kadar vakit içinde kalktığını bilir. Gece ve gündüzü Allah ölçer; sizin bu vakitleri takdir edemeyeceğinizi bildiğinden tevbenizi kabul etmiştir. Artık, Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun; Allah, içinizden, hasta olanları, Allah'ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacak olan kimseleri ve Allah yolunda savaşacak olanları şüphesiz bilir. Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun; namazı kılın; zekatı verin; Allah'a güzel ödünç takdiminde bulunun; kendiniz için yaptığınız iyiliği daha iyi ve daha büyük ecir olarak Allah katında bulursunuz. Allah'tan bağışlanma dileyin; Allah elbette bağışlar ve merhamet eder.
◆
المُدَّثِّرِ
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
◆
١
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْمُدَّثِّرُ١
Ey örtüye bürünen!
٢
قُمْ فَأَنذِرْ٢
Kalk da uyar.
٣
وَرَبَّكَ فَكَبِّرْ٣
Rabbini yücelt.
٤
وَثِيَابَكَ فَطَهِّرْ٤
Giydiklerini temiz tut.
٥
وَٱلرُّجْزَ فَٱهْجُرْ٥
Kötü şeyleri terke devam et.
٦
وَلَا تَمْنُن تَسْتَكْثِرُ٦
Yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma.
٧
وَلِرَبِّكَ فَٱصْبِرْ٧
Rabbin için sabret.
٨
فَإِذَا نُقِرَ فِى ٱلنَّاقُورِ٨
Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.
٩
فَذَٲلِكَ يَوْمَئِذٍ يَوْمٌ عَسِيرٌ٩
Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.
١٠
عَلَى ٱلْكَـٰفِرِينَ غَيْرُ يَسِيرٍ١٠
Sura üflendiği vakit, işte o gün, inkarcılara kolay olmayan zorlu bir gündür.
١١
ذَرْنِى وَمَنْ خَلَقْتُ وَحِيدًا١١
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
١٢
وَجَعَلْتُ لَهُۥ مَالاً مَّمْدُودًا١٢
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
١٣
وَبَنِينَ شُهُودًا١٣
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
١٤
وَمَهَّدتُّ لَهُۥ تَمْهِيدًا١٤
Tek olarak yaratıp kendisine bol bol mal, çevresinde bulunan oğullar verdiğim ve nimetleri yaydıkça yaydığım o kimseyi Bana bırak.
١٥
ثُمَّ يَطْمَعُ أَنْ أَزِيدَ١٥
Bir de verdiğim nimetten artırmamı umar;
١٦
كَلَّآۖ إِنَّهُۥ كَانَ لِأَيَـٰتِنَا عَنِيدًا١٦
Hayır; hayır; çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı son derece inatçıdır.
١٧
سَأُرْهِقُهُۥ صَعُودًا١٧
Onu sarp bir yokuşa sardıracağım.
Sayfa 575 · ٥٧٥