Kuran oku
Arapça metin, çeviri ve her ayet için tilavet.
القَمَرِ
Al-Qamar · Cüz 27 · Sayfa 531
Hemze-i vasl
Med (normal)
Med (vacip)
Med (caiz)
Kalkale
Gunne
Idgam
Okunmayan harf
٥٠
وَمَآ أَمْرُنَآ إِلَّا وَٲحِدَةٌ كَلَمْحِۭ بِٱلْبَصَرِ٥٠
Bizim buyruğumuz bir göz kırpması gibi anidir.
٥١
وَلَقَدْ أَهْلَكْنَآ أَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ٥١
And olsun ki, benzerlerinizi yok etti, öğüt alan yok mudur?
٥٢
وَكُلُّ شَىْءٍ فَعَلُوهُ فِى ٱلزُّبُرِ٥٢
İnsanların yaptıkları her şey kitablarda kayıtlıdır.
٥٣
وَكُلُّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ مُّسْتَطَرٌ٥٣
Küçük ve büyük, hepsi satır satırdır.
٥٤
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّـٰتٍ وَنَهَرٍ٥٤
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, güçlü hükümdarın katında, yüksek bir derecede, cennetlerde ferahlık ve aydınlık içindedirler.
٥٥
فِى مَقْعَدِ صِدْقٍ عِندَ مَلِيكٍ مُّقْتَدِرِۭ٥٥
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, güçlü hükümdarın katında, yüksek bir derecede, cennetlerde ferahlık ve aydınlık içindedirler.
◆
الرَّحۡمَٰن
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
◆
١
ٱلرَّحْمَـٰنُ١
Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti;
٢
عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ٢
Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti;
٣
خَلَقَ ٱلْإِنسَـٰنَ٣
İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.
٤
عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ٤
İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.
٥
ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ٥
Güneş ve ayın hareketleri bir hesaba göredir.
٦
وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ٦
Bitkiler ve ağaçlar O'nun buyruğuna boyun eğerler.
٧
وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ٧
O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur.
٨
أَلَّا تَطْغَوْاْ فِى ٱلْمِيزَانِ٨
Artık tartıda tecavüz etmeyin.
٩
وَأَقِيمُواْ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُواْ ٱلْمِيزَانَ٩
Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın.
١٠
وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ١٠
Allah, yeri yaratıkları için meydana getirmiştir.
١١
فِيهَا فَـٰكِهَةٌ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ١١
Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.
١٢
وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ١٢
Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.
١٣
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ١٣
Ey insanlar ve cinler! Öyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
١٤
خَلَقَ ٱلْإِنسَـٰنَ مِن صَلْصَـٰلٍ كَٱلْفَخَّارِ١٤
O, insanı pişmiş çamur gibi kuru balçıktan yaratmıştır.
١٥
وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ١٥
Cinleri de yalın bir alevden yaratmıştır.
١٦
فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ١٦
Öyleyken; Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?
Sayfa 531 · ٥٣١